Real Time Marketing: IKEA’nın Bir Bildiği Olmalı!

Total
Shares

Değer bilmenin matematiksel grafiği olsa ilk analizimiz şu olurdu: Kolay elde edilen her şeyin değeri az bilinir. Uğruna mücadele vererek elde edilen her şey ise kazanılmış bir zafer hissi yaşatır, ki buna biraz da ‘IKEA Etkisi’ denir.

Bir tüketici olarak tükettiğimiz ürünlerin yapımında aktif rol oynama şansı tanıyan IKEA, bugün dünyanın en büyük mobilya perakendecisi konumunda. Dünya çapında yaklaşık 380 mağazaya sahip ve gelişmekte olan ülkelerde mobilya pazarına yön veriyor. Şirketin İsveç’te yaratıcılığını sergilediği özel bir müzesi bile var. Ancak şu an değinmek istediğim konu ne IKEA’nın muhteşem müzesi ne de zaman algısını yok etmek için tercih ettiği penceresiz mağaza stratejisi… Hatta IKEA kataloğunun yeryüzünde bugüne kadar en fazla basılmış ve dağıtılmış kitap olduğu iddiası bile değil.

Bir şekilde bu yazıya rastladığınıza ve okumakta ısrarcı olduğunuza göre muhtemelen sizin de ilginizi çeken bir konudan, İsveç köftesinden konuşalım… (Belki yaz bitince.) Bugün biraz IKEA’nın gerçek zamanlı pazarlamasından bahsetmek istiyorum. Aslında bu yazıyı World Cup bitmeden önce hazırlayacaktım, ancak her an yeni bir hamle gelebilir ihtimali ve biraz da iş yoğunluğu ertelememe neden oldu.

Ne diyorduk, IKEA ve gerçek zamanlı içerik pazarlaması…

Önce Şunu Öğrenelim: Real-Time Marketing Nedir?

Dijital pazarlama alanında çalışıyor ya da bu konuda sık sık bir şeyler okumaya dikkat ediyorsanız, RMT kısaltmasıyla “real-time marketing” tabiri dikkatinizi çekmiştir. Neyi ifade ettiği konusuna gelirsek eğer, kelimesi kelimesine ‘hareket halindeyken yapılan pazarlama’ anlamına gelir. Daha derinlemesine bir analizle gerçek zamanlı pazarlama, markaların anlık verilere, veri değişikliklerine ve olaylara dayalı olarak kitleleriyle etkileşime girme kabiliyetini temsil eder. Gerçek zamanlı pazarlama ve diğer stratejiler arasındaki fark, günlük stratejinizin sıkı bir programa sahip olması, gerçek zamanlı pazarlamanın esnek olmasıdır. RTM günümüze odaklanır ve hedef kitlenin anlık geri bildirimi burada çok önemlidir. Temel olarak RMT, tüketicilerin şu anki ihtiyaçları etrafında döner ve bunları kullanabilecekleri ürün ve hizmetler ile bağlantı kurmaya çalışır.

İşte IKEA’yı konu alma sebebim tam olarak bu alanda sergilediği yetenekleri. Hodor’u hatırlayın!

Game of Thrones’da Hodor isimli karakteri hepimiz ilginç karşılamıştık. Ağzından sadece Hodor kelimesi çıkan koca yürekli bu karakterin ne demek istediğini ancak 6. sezonun 5. bölümünde anladık: “Hold the Door”

Yani kapıyı açık tut…

Peki ya bunun üzerine IKEA’nın yaptığı paylaşım kimlerin aklında kaldı?

“Hodor doğal kapı tutacağı, ahşap, 1,29$”

Tabi muzipliği bununla da sınırlı değildi. Geçmişte Apple’ı bile kendi pazarlamasına alet etmeyi başardı.

2015 yılında iPad Pro ile birlikte yeni tablet kalemini tanıtan Apple, tanıtım görselinde şuna benzer bir ifade kullandı:

“Tamamen tanıdık, tümüyle devrimsel.”

 

Hiçbir fırsatı kaçırmayan IKEA kendi mağazalarında ücretsiz olarak verdiği meşhur kalemini kullanarak müthiş bir göndermeye imza attı:

“Kesinlikle tanıdık, tümüyle bedava!”

 

FIFA 2014’te Brezilya-Almanya maçından sonra yaptığı paylaşımla da gözleri üzerine çeken Ikea yıllar içerisinde muzipliğinden hiçbir şey kaybetmedi. Öyle ki World Cup sürecinde yaptığı gerçek zamanlı içerik pazarlaması beni bu konuda bir yazı yazmaya bile itti.

İsveç Milli Takımı’nın İngiltere’ye yenilmesini resmen fırsat bilen IKEA, bu galibiyeti benzersiz bir şekilde tebrik etti. Sosyal medyada HEMNES şapka ve kaban askısı görseli ile birlikte “Teşekkürler İngiltere, size şapka çıkarıyoruz” mesajı yayınladı. Fikir, IKEA’nın sosyal medya ajansı Proximity London’dan çıkmıştı.

 

Krizi fırsata çevirmede IKEA gibi ol…

Krizi fırsata çevirmeyi ustalıkla başaran IKEA, dolu vakasında da zihnimizde şimşekler çaktıran markalardan biri oldu.

“Sonraki doluda daha renkli görüntüler sergilemek isteyenlere…”

söylemiyle bir sosyal medya paylaşımı yapan IKEA Türkiye, binlerce beğeni alırken kalpleri fethetmeyi de başardı.

 

Tabi bu vakada topu ağlarla buluşturan tek marka IKEA değildi.

“Alternatif çözümler güzel ama sen yine de risk alma”

söylemi ile paylaşım yapan Okey de hepimizi hınzırca güldürmüş, zihnimizde yerini almıştı.

Peki RMT bizi nasıl etkiler?

Gerçek zamanlı pazarlama stratejisi ortaya çıkışını, “insanların trendlerin bir parçası olma isteği” gerçeğine borçlu.

Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz yıllarda markalar Pokémon Go çılgınlığının tüm avantajlarından faydalanmıştı. Oreo, Super Bowl karşılaşmasında yaşanan elektrik kesintisinde bir tweet ile gözleri üzerine çekmişti.

“Power out? No problem. You can still dunk in the dark.”

İşte bu tweet’ten sonra 15.000’den fazla retweet aldı ve Twitter takipçilerini 8.000’in üzerinde artırmayı başardı. Aynı zamanda Facebook’ta da bu gönderi 19.000’den fazla beğeniye ulaştı. Instagram takipçilerini ise 2000’den 36.000’e çıkardı. Yani, San Fransisco 49ers ve Baltimore Ravens maçının kazanı sadece Baltimore Ravens değil, Oreo oldu. Tabi bu galibiyeti maç esnasında bilgisayar başında olan ajansına borçluydu.

Pazarlamacılar, güncel olaylardan ve olumsuzluklardan yararlanarak, ürün ve hizmetlerini müşterilere tanıtma ya da hatırlatma fırsatına sahip oldu. Peki, bu tarz paylaşımlar bizi nasıl etkiledi?

Kelimelerin büyüsüne kapılıp marka fanatiği olmadık ama markaları benimsedik. Bir müşteri olarak bizimle aynı olumsuzlukları yaşayan, aynı olayları konuşan, bir nebze bireyleşen markalara karşı sempati duymaya başladık. Bir markaya karşı sempati duymak, onun ürününe sahip olmak için ‘daha fazla ödemeyi göze almak’ demektir. TepeHome’da benzer bir ürün indirimli olmasına rağmen daha fazla ödeyerek IKEA’dan almak istememiz başka türlü nasıl açıklanabilir?

Markaya sağladığı görünürlük avantajı, kazandırdığı değer ve hakkında konuşturma gibi artılarından söz etmiyorum bile!

Geçmişte de kelimelerden etkileniyorduk, şimdi de… Doğru kelimeleri doğru zamanda kullanma konusunda ustalaşan markalar, hedef kitlelerine her zaman mıknatıs tutmayı başaracaklar.

Muzip ve proaktif bir pazarlama ekibine sahip oldukları müddetçe…

Ve son olarak: Geçenlerde sizin de alıp götürmek isteyeceğiniz bir tweet’e rastladım, paylaşmak isterim:

“Evlilik delisi değilim ama seninle IKEA’da gezme fikri hoşuma gidiyor.”

Tahminen kaç gibi gideriz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hoşunuza Gidebilir

Güçlü Bir Dijital Pazarlama Stratejisi Oluşturmak İçin Yapmanız Gerekenler

Çağımızın giderek değişmesiyle ve ihtiyaçlarımızın farklılaşmasıyla, beraber reklamcılık sektöründe de dijital platformlar, pazarlama dinamiklerine yön vermeye devam ediyor. Markanızın dijitalde yer alması ve ses getirebilmesi için dijital pazarlama stratejileri üzerinde yoğunlaşmanız gerekiyor.…
Devamını Oku

Facebook Dinamik Reklam Nedir? Nasıl Oluşturulur?

Facebook dinamik reklam, e-ticaret sitenizde sunduğunuz ürünlerin reklamını yapmanıza olanak tanır. Bunu Facebook katalogları aracılığı ile yaparsınınız. Kataloglar ürün feed’lerini kullanarak, web sitenizde satışını yaptığınız ürünleri Facebook’a eklemenizi sağlar. Facebook dinamik…
Devamını Oku